9 Aralık 2009 Çarşamba

Sarıkamış adlı böyle bir blog neden; İlk yazı

Değerli İzleyici,

Bu özel blog fikri de nereden çıktı, diye soracaksınız! Özetle vermek isterim. ‘Soyaile’ logosu altında bir süredir fotoğraftaki ailenin bu fotoğrafta olmayan üçüncü kuşak üyelerinden haberler alıyordum.

'Soyaile’ haberlerine bakarak, oradaki sıcak ortamı; iletiş, değişim, evrilme dinamikleri açısından merak ediyordum. Beni çekiyordu.

Kasım ayı içinde Kapadokya’ya giderken yolumuz Ankara’dan geçti. Raci Bey ‘Soyaile’ kahvaltısına konuk etti bizi. Biz de ‘Oğuzlardan Günümüze Türkçenin Serüveni’ başlıklı bir sunum yaptık.

İzlediğiniz fotoğraf bir süredir beni sarsıyordu. Bu satırların yazarını da bir ucundan içine aldığı için onu sözlü anlatı kıvamında görmemi bekliyordu bu fotoğraf benden. Bu fotoğrafı, açıkçası uzun epeyce bir süredir okuyordum. İnanamayacaksınız, biliyorum! Bir sır vardı.

Buna bağlı gizemli düşlerle yaşıyordum öte yandan! Sonunda bu okumaları sizlerle paylaşmamı da istedi bu fotoğraf benden!

Bunu nasıl yapacaktım? Ancak bir blog ile bu konuyu açabilir, sorunu da aşabilirdim. Sürekli devinimle evrilen ‘Soyaile’ süreklilik isteyen bir ilgi de gösteriyor ve sunuyordu. Çapraz duygulara kapılmıştım.

Bunu görmemezlikten gelemezdim. Aslına bakılırsa, bu ailenin ikinci ve üçüncü kuşak üyeleriyle görüşmelerimizi mektup/anı/günce türünde, bir başka blog (http://tekinsonmez.blogspot.com) ile birkaç ay önce kamuoyuna sunmuştum.

Belki inanmayacaksınız, bu çekirdek aile fotoğrafında görünmeyen fakat bana çok sevecen görünen Nine (Büyükanne) ile olan öyküyü, 1993'de yayınlanan 'Söylence Berlin' adlı romanımda Berlin'de yazmış ve yayınlamıştım. Nine (Büyükanne) peşimi bırakmadı, çünkü onun sırlı anahtar anlatıları vardı bende ki, onlar Soğanlı Dağları'nda geçmişti.

Bu fotoğrafın da beni sürekli uyarması üzerine, bu kez doğrudan, http://sarikamistekinsonmez.blogspot.com ile sizlerle iletişim kurmayı deneyeceğim ve bu fotoğrafın okumasını, daha doğrusu tarafımdan okunmasını ertegün aralıklarla sunacağım.

Fotoğrafta olmayan ikinci kuşak Cihat Bey, üçüncü kuşak Raci Bey ile yaptığım söyleşiler ve daha öncekiler bu blog'da yayınlanacaklar.

Kısacası iki kuşak var bu fotoğrafta ki, bugün bu insanlarla başlayan aile dördüncü kuşak bireylerle büyüdü ve zenginleşti. Çekirdek olan ilk kuşaktan ise hemen hiç birisi yaşamıyor.

Sevgi, içtenlik...
Tekin SonMez
Stockholm, 9 Aralık 2009

1 yorum:

  1. Sayın blog yöneticisi siteniz çok ilgi çekici beton bariyer olarak başarılarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil